Blog

Belirsiz Zamanlarda Huzuru Korumak

Belirsiz Zamanlarda Huzuru Korumak
Blog

Belirsiz Zamanlarda Huzuru Korumak

Hayat, çoğu zaman sen plan yaparken kendi yolunda ilerler.
Belirsiz zamanlar, çoğu zaman gelecek korkusu ve bilinmezlik hissiyle birlikte deneyimlenir. Son zamanlarda, hatta bugünlerde, sabah uyandığında “bugün acaba neler olacak?” diye bir endişeyle güne başlıyorsan; işinde, maddi konularda ya da ilişkilerinde kendini güvende hissettiğin bir alan yoksa, zihin seni fark etmeden korkuya yönlendirmeye başlar. Bu hâl, bedenini ve ruhunu da içine alarak huzurla temasını zorlaştırabilir.

Ve yine de…
Tüm bu belirsizliğin içinde, kalbinde her zaman sakin kalan bir yer vardır. Dış koşullar ne kadar değişirse değişsin, dönüp yaslanabileceğin bir iç alan. Bu alanla temas kurduğunda huzur, ulaşılması gereken bir hedef olmaktan çıkar; hatırlanan bir hâl olur.

Hayatın belirsiz olmadığı zamanlarda merkezde kalmak daha kolaydır. Asıl mesele, dalgalanmalar yükseldiğinde de kendine geri dönebilmektir. Gün içine yayılan küçük ama bilinçli dokunuşlar, bu bağı güçlendirmene yardımcı olabilir. Elbette her an huzurlu hissetmek zorunda değilsin. Ancak iç dünyanla temas hâlinde kaldığında, bu zorlayıcı hâllerin de geçici olduğunu daha kolay hatırlarsın.

Aşağıda, belirsiz zamanlarda huzurla temasını destekleyebilecek bazı yolları seninle paylaşıyorum. Hepsini yapmak zorunda değilsin. İçinde hangisi yankı buluyorsa, oradan başlayabilirsin.

Belirsiz Zamanlarda Huzurunu Nasıl Koruyabilirsin?
1. Rutinde Kararlılık Bulmak

belirsiz zamanlar 01

Ayurveda’da Dinacharya, günlük yaşamın ritmini ifade eden bir kavramdır. Bu ritim, bedeni ve zihni güvenli bir çerçevede tutar. Belirsizlik arttığında, küçük rutinler sana tutunabileceğin yumuşak bir zemin sunar. Bu rutinler karmaşık olmak zorunda değil. Kendinle temas kurmanı sağlayan tek bir küçük an bile yeterli olabilir. Sabah içtiğin bir fincan çay, kısa bir yürüyüş, birkaç satır yazı… Her gün aynı niyetle tekrarlanan bu küçük anlar, iç dünyana “buradayım” demenin bir yoludur. Zamanla bu düzen, dış koşullar değişse bile seni destekleyen sessiz bir yapı hâline gelir. Kendini daha güvende ve merkezinde hissetmeni sağlar.

2. Bedeninle Bağlantı Kurmak

Bedenin, zihnin gürültüsünden önce de vardı. İçinde derin bir bilgelik taşıyarak… Ancak çoğu zaman dikkatin düşüncelere kayar ve bedensel duyumlar arka planda kalır. Oysa bedenle temas, seni doğal olarak ana getirir. Bedeninle bağlantı kurmak için “doğru” bir yol yoktur. Yavaş bir yürüyüş, nazik bir yoga pratiği, hafif bir esneme ya da sadece durup nefesini hissetmek… Hangisi sana iyi geliyorsa. Nefes, bu bağlantının en sade ve en güçlü kapılarından biridir. Birkaç dakika boyunca nefesin bedenindeki hareketini izlemek bile zihni yumuşatabilir.

İstersen, kendine şefkatli bir dokunuş da ekleyebilirsin. Ayurvedik sıcak yağ masajı (Abhyanga), bedeni yatıştırırken farkındalığı duyulara yönlendirir. Ilık susam yağını ayaklarından başlayarak bedenine nazikçe uygularken, sadece hissettiklerine dikkat et. Bu, bedenine “dinlenebilirsin” demenin sessiz bir yoludur.

3. Sessizlikte Zaman Geçirmek

belirsiz zamanlar 02

Dış dünya belirsizleştiğinde gürültü artar. Zihin daha çok düşünür, daha çok yorumlar. Böyle anlarda sessizlik, bir kaçış değil; derin bir hatırlayıştır. Sessizlik illa ki uzun meditasyonlar olmak zorunda değil. Doğada geçirilen birkaç dakikalık bir an, sessizce oturup nefes almak, dua etmek ya da sadece hiçbir şey yapmadan durmak… Bunların her biri, iç sesinle temas kurmana alan açar.

Kendine her gün, ne kadar kısa olursa olsun, sessiz bir an armağan etmeyi deneyebilirsin. Bu anlarda bir şey başarmaya çalışma. Sadece ol. Zihnin ve bedenin kendi ritmini bulmasına izin ver.

4. Kendin İçin Kutsal Bir Alan Yaratmak

Bulunduğun mekânlar, fark etmesen bile iç hâlini etkiler. Dağınıklık ve karmaşa, zihinde de huzursuzluk yaratabilir. Özellikle belirsiz zamanlarda, seni sakinleştiren bir alana sahip olmak çok destekleyicidir. Bu alan tüm evin olmak zorunda değil. Sadece bir köşe, bir sandalye, bir masa bile olabilir. Dağınıklığı azaltmak, alanı temizlemek, birkaç bitki, hoşuna giden bir koku ya da mum eklemek… Bunların hepsi mekânla olan ilişkini yumuşatır.

Bu alanı “kutsal” yapan şey, niyetindir. Oraya her oturduğunda kendine biraz daha yakın hissetmen yeterlidir.

Son Söz

İçinde her zaman sevgiye ve huzura açılan bir kapı vardır. Belirsiz zamanlar bu kapıyı kapatmaz; sadece onu hatırlamayı zorlaştırır. Kendine alan açtığında, bedeninle temas kurduğunda ve merkezine dönmeye izin verdiğinde, dış koşullar ne olursa olsun içsel dengeye yeniden yaklaşabilirsin.

Belki huzur, aradığın bir şey değil; zaten içinde olan bir hâli yeniden fark etmektir.

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımıza da göz atmayı unutmayın:

Yaşam Koçuyla Çalışmanın 7 Sebebi

Duygusal Yüklerinizi Hafifletmenin 3 Pratik Yolu

👉 Günlük paylaşımlarımla enerjinizi yükseltmek için tıklayın.

YAZAN / DÜZENLEME TELİF HAKKI©2025 BİRLİKBİLİNCİ. TÜM HAKLARI SAKLIDIR. BU YAZIYI TÜMÜ OLMAK ŞARTIYLA, DEĞİŞTİRİLMEDEN, BEDAVA OLARAK, VE BU TELİF HAKKI UYARISI VE İNTERNET BAĞLANTISI (WWW.BİRLİKBİLİNCİ.COM/) İLE BİRLİKTE KOPYALAMAYA VE DAĞITMAYA İZİN VERİLMİŞTİR

Whatsapp Destek Hattı