fbpx

Duygusal Farkındalığınızı Arttırmanın Yolu

Perşembe, 02 Temmuz 2020. Kategori Kişisel Gelişim, Mindfulness, Farkındalık, Arınma, Meditasyon

Duygusal Farkındalığınızı Arttırmanın Yolu

Farkında olsanız da olmasanız da duygularınızın seçimleriniz ve yaşantılarınız üzerinde muazzam bir etkisi vardır. Haydi, şimdi duygularınızın engin zekâsından nasıl faydalanabileceğinize; hayatta daha büyük mutluluk ve başarılara ulaşmak için onları nasıl rehber edinebileceğinize birlikte bakalım.

Hayatı yaşarken izlediğimiz iki temel yol vardır: düşünme ve hissetme. Rasyonel düşünce, bilim ve teknoloji çağında oldukça değerlidir; ancak günlük yaşamınızdaki süreçlere müdahil olan her çeşit duygu mevcuttur. İnsanlar hayatlarıyla rasyonel olarak başa çıktıklarını varsaysa da aslında düşünce ve duygunun bir tür karışımını deneyimler. Bu karışım kafa karışıklığı yaratabilir. Eğer yaşamda bilinçli ve tam farkındalıkla yol almak istiyorsanız bu karışıklığın giderilmesi gerekir.

Hayattaki yolunuzu düşünme yoluyla bulmak akılcılara hitap etse de bu sadece kendini kandırmaktır. Duygu her zaman her deneyimin, kararın ve yaşam seçiminin bir parçasıdır. Bunun nasıl işlediğine dair bazı örnekler şunlardır:

Nefret ettiğiniz bir yiyecek düşünün. Bu yiyeceğin bir lokmasını ağzınıza koyduğunuzu hayal edin. Bu, bamya, brokoli veya kapuska olabilir. Şimdi bu yiyeceği sevdiğinizi düşünerek tatmaya çalışın. Muhtemelen yapamazsınız, çünkü alacağınız tat o yiyeceğe dair duygularınızla sımsıkı perçinlenmiştir.

Bu defa kendinizi çocuklarıyla birlikte sokakta yaşayan bir evsizin yerine koyun. Durumu gözünüzde canlandırın; şüphesiz gerçek hayatta benzer bir durumu gözlemlemişsinizdir. Bir yabancının size doğru yürüdüğünü ve size 1.000 lira verdiğini düşünün. Ona bolca teşekkür ediyorsunuz, ama sonra alay edercesine gülüyor ve parayı geri alıyor. Bu durumu duygu olmadan görebiliyor musunuz? Bu, gördüğümüz her şeyin duygu düzeyinde yorumlanarak nasıl algılandığının dramatik bir örneğidir.

Dağlarda uzun bir yürüyüş yaptığınızı ve zaman kavramını yitirdiğinizi hayal edin. Şimdi hava karanlık, sıcaklık düşmekte ve kampa geri dönmek zorundasınız. Zifiri karanlıkta bir uçuruma vardınız ve kenarında sendelediniz. Kampa sadece bu uçurumun kenarından yürüyerek gidebileceğinizi hatırlıyorsunuz. Eğer elinizi çabuk tutup kampa yetişemezseniz arama ekiplerini günlerce belki haftalarca bekleyebilirsiniz. O yüzden geri dönüşünüz yok. Endişelenmeden bu durumla başa çıkabilir misiniz? Bunu yapabilecek kişi sayısı muhtemelen bir elin parmaklarını geçmeyecektir.

Bu senaryoların amacı, hayatta yolumuzu düşündüğümüzden çok daha fazla duygularımızla bulduğumuzu göstermekti. Mantıksal olarak düşünerek birbiri ardına kararlar verdiğimizi varsayıyoruz. Gerçek hayatta ise nasıl hissettiğimiz nasıl düşündüğümüzden çok daha baskındır. Antik çağlarda yaşayan insanlar kalbin zekânın merkezi olduğuna inanıyordu ve gerçekten haksız da sayılmazlar. Hislerin kendine ait derin bir zekâsı vardır. Bu gerçeği göz ardı etmek sınırlayıcı ve çoğu zaman zararlıdır. Mesela birisi çıkıp duygularının çok yoğun olduğunu; sürekli kalbinin dediğini yaptığını ve bu nedenle duygularının defalarca incindiğini söyleyebilir. Yine de bazen aşırı düşünerek, duygulara gerekli dikkati vermeyerek veya onlara güvenmeyerek sevgiyi kaybetmek de mümkündür. Bu yüzden bana göre duygusal farkındalık en az düşünsel farkındalık kadar önemlidir.

Özgürlüğü Duygularda Bulmak

İşte size duygusal farkındalığınızı kullanarak bedeninizle bağ kurmanıza yardımcı olacak bir egzersiz:

5 veya 10 dakika kadar rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yer bulun.

Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi vücudunuzdaki rahatsızlık veren bir yere odaklayın. Ağrınız psikolojikse (endişe veya rahatsız eden kalıcı bir his gibi) dikkatinizi zihninize yönlendirin.

Birkaç saniye rahatsızlık veren bölgeye veya acı veren düşünceye odaklanın. Ardından bir anda dikkatinizi ondan uzaklaştırın. Bunun yerine bedeninize odaklanın. Nefes alış verişinizi, cildinizdeki sıcaklığı ve tüm vücudunuzdaki uyarımları hissedin.

Bir süre sonra rahatsız olan bölgeye veya düşüncenize geri dönün. Sonra bir kez daha farkındalığınızı o bölgeden uzaklaştırıp bu defa tüm bedeninize doğru genişletin. Bunu birkaç kez tekrarlayın.

Şimdi bir adım daha ileri gidin. Önce rahatsızlığınızı veya sıkıntılı düşüncenizi hissedin. Ardından bedeninizi aşıp farkındalığınızı etrafınızdaki odaya doğru genişletin. Her bir sesi dinleyin ve farkındalığınızın bir balon gibi genişleyerek odayı kapladığını gözünüzde canlandırın. Bunu da birkaç kez tekrarlayın.

Rahatsızlık veren bölgenizi veya düşüncenizi hissedin. Ardından farkındalığınızı odanın duvarlarının ve binanın dışına, tüm sınırların ötesine geçene kadar istikrarlı bir şekilde genişletin.

Bir süre için sessizce oturun; sonra gözlerinizi açın.

Çoğu insanda başta hissedilen rahatsızlık veya acı verici düşünce zamanla azalmaya başlayacaktır. Ekstrem, kalıcı ağrı ve ıstıraplar yok olabilmektedir. Bir seans doğal olarak kalıcı bir tedavi değildir; ancak bu alıştırma gerçekten defa dikkatinizi acıdan uzaklaştırmayı öğrenmenizi sağlayacaktır.

Her türlü acı dikkat gerektirir. Ona pasif bir şekilde teslim olup olmamak size bağlıdır. Bunu yaparak ağrının birikmesine yol açarsınız, tıpkı ağzınızdaki bir yaraya dilinizle dokundukça ağrının zamanla artması gibi.

Bu otomatik tepkiden kurtulmak için farkındalığınızı gitmesini istediğiniz yere bilinçli olarak taşıyabilirsiniz. Bu alıştırmayla yapmayı öğrendiğiniz şey budur. Bu, yalnızca farkındalığınızı kontrol altına alarak kendinizi verimsiz bir tepkiden nasıl kurtaracağınıza mükemmel bir örnektir.

En nihayetinde, yaşamdaki yolunuzu duygularınızın rehberliğinde keşfetmek en büyük mutluluk ve başarıların anahtarıdır. His, tüm zihin-bedende meydana gelir. Bu da bize beden ve zihni ayrıştırmak yerine tek bir kavramda birleştirmek için yeterli bir sebep sunar.

 

Yazar: Deepak Chopra Çeviri: Selçuk Can Düzenleme: Birlikbilinci

TELİF HAKKI©2020 BİRLİKBİLİNCİ. TÜM HAKLARI SAKLIDIR. BU YAZIYI TÜMÜ OLMAK ŞARTIYLA, DEĞİŞTİRİLMEDEN, BEDAVA OLARAK, VE BU TELİF HAKKI UYARISI VE İNTERNET BAĞLANTISI (WWW.BİRLİKBİLİNCİ.COM/) İLE BİRLİKTE KOPYALAMAYA VE DAĞITMAYA İZİN VERİLMİŞTİR.

Paylaş

LinkedIn
Pinterest
Başa Dön