SIK SORULAN SORULAR
Hizmet ve etkinlikleriniz neler sunuyor?
Kurslarımız esasen “Oneness Blessing” dediğimiz şifa ve uyanış amaçlı güçlü enerji transferleri vasıtasıyla, insanları içsel mutluluk ve huzurun daha derin seviyelere uyanmaya yardımcı oluyor. Ne kadar çok enerji transferi alırsanız, değişiklik o kadar daha güçlü, efektif ve kalıcı olur.
Bu enerji hayal edilemez büyüklükte bir potansiyele sahip. Fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal seviyeleri dâhil, insanlık deneyiminin her seviyesinde şifa ve uyanış yaratabilir. Bu enerji transferleri alan kişide aydınlanmaya (-iç huzursuzluk ve ıstırabın olmadığı, derin mutluluk, huzur, birlik ve içsel özgürlük duyguların hâkim olduğu bir oluşa götüren derin bir uyanış süreci başlar.
Enerji bu değişimi nasıl yaratır?
Bir kez Oneness Blessing alınmaya başlandığında kademeli olarak uyanışa geçiliyor. Bu aslında biyolojik bir süreç; her transfer belirli nörolojik hatlar ve aydınlanma ile ilgili enerjileri uyarıyor. Istırabımızın en büyük nedeni olarak görülen ayrılık duygusu ile ilgili diğer bölgelerin önemi azalıyor.
Ayrılık duygusu, insanlık bilincinin genel durumunu yansıtıyor. Bu realitede yaşamın bütünlüğü anlaşılmıyor; aksine her şey ve her birey birbirinden ayrıymış gibi algılanıyor. Bu açıdan rekabet, gurur, üstünlük, kontrol etme isteği, yalnızlık, muhtaç olma, güvensizlik, kargaşa, sıkıntı ve boşluk gibi duygular yükselir. Her transfer bireyi ayrılık duygusundan hayat ile bir ve bağlantıda olma duygusuna sevkeder. O andan itibaren koşulsuz ve derin bir mutluluk hali kendiliğinden yükselmeye başlıyor.
Herkes aynı hale bürünüyor mu ve bu neye bağlı?
Herkes kendi eşsiz sürecini yaşıyor. Geçirilen dönüşüm derecesi her insan için farklıdır. Kısmen alıcının ne kadar açık olduğuna bağlıdır, fakat daha önemlisi, enerji kendi içsel zekâsıyla senin gerçek ihtiyacını daha iyi bilir. Örneğin sakin bir zihin arzuluyorsun, fakat aslında ilk önce zihnin doğasını anlamak daha yüksek hayrına olacak; o durumda ikincisine öncelik tanınacak. Ya da hayatında daha çok uyum olmasını istiyorsun, fakat sana içsel uyum ve farkındalık daha gerekliyse, ilk önce en yüksek hayrına sonuncusu tezahür edecektir.
Meditasyon konusunda güçlü bir altyapıya sahip olmak veya spritüel egzersizlere alışık olmak, çok faydalı olabilir, ancak bazen güçlü spritüel bir altyapı güçlü konseptler ile birlikte ortaya çıkar ki açıklık dereceni engelleyebilir. İlk bakışta hiç bir spritüel tecrübeye vakıf olmayan birçok insan kolayca olağan üstü haller almıştır. Örneğin, aydınlanma Hindistan ve Afrika’daki köyleri ve eğitim düzeyi yüksek olmayan bölgeleri önemli bir fenomen olarak sardı, orada yaşayan çok sayıda insan sadece bir veya iki Oneness Blessing aldıktan sonra bu hale kavuştu. Alıcı açısından en önemli özellik samimi olmaktır diyebiliriz.
Ne gibi deneyimler bekleyebilirim?
Çoğu kişi iç huzuru keşfediyor, sevinç, uyum, özgürlük, berraklık, kendini bilmek, dengede olmak ve / veya hayatla bütünleşmek gibi deneyimler yaşıyor. Bazı durumlarda insanlar spiritüel uyanış, bilinç genişlemesi, evrensel birlik veya kendi ya da kâinat hakkında derin bilgilere, hatta bazısı Tanrı bilincine bile ulaşabiliyor. Kendini çok küçük veya bir hiçlik olarak hisseden de oluyor. Fakat bu enerjinin gerçekten etkisini hissetmek için genellikli bir dizi transfere ihtiyaç vardır. İnsanlar sıkça anlık aydınlanma halleri yaşıyor ve bu kalıcı bir aydınlanmaya doğru götürüyor. Bu sürecin formülü yoktur; genelleme yapacak olursak ilk birkaç Oneness Blessing bu yeni enerjiyi daha kolay absorbe etmek için tıkanmaları hedef alıyor diyebiliriz. Ondan sonraki Oneness Blessing’leri bir arınma ve saflaştırma süreci başlatıyor. Daha sonraki Oneness Blessing transferleri var olmanın daha yüksek seviyelere ulaşmaya yardımcı oluyor.
Aydınlanma fikri hakkında birçok şey duydum; gerçekte nedir? Aydınlanma bugün bu devirde gerçekten mümkün müdür?
Basitçe anlatırsak aydınlanma sabitleşmiş ayrılık duygusunun yok olmasıdır. BEN hakkındaki fikrimiz bir illüzyon olduğu anladığımız an, kendimizi koşulcu ve sınırlayıcı zihne bağlı olmayan bir bilinç seli olarak algılama kapasitesine kavuşuruz. Ve evet; bugün bu devirde bu mümkün!
Neden böyledir?
İnsanlık ve dünyanın evrimsel devre ile ilgilidir. Bir karanlık ve kaos çağı olan Kali Yuga’dan çıkmak üzereyiz; Işığa uyanış devri Satya Yuga’ya geçiyoruz. Bu değişim MS. 2003 senesinde başlamıştı ve MS. 2012 senesinin sonuna doğru “kritik kütle”ye ulaşacak.
Bhagavan nasıl insanlara basitçe aydınlanma verdiğini iddia edebilir?
Birçok insan aydınlanmayı olağanüstü efor, mücadele, disiplin, ve dünyevi işleri tamamen terk edip spiritüel yola adanmışlıktan kaynaklanan bir çilecilik ile bağdaştırıyor; hiç bir şey daha az gerçek olamaz! Ne kadar uğraşırsan uğraş, aydınlanma asla efor sarf ederek kazanılmaz. Aslında bu uğraşın kendisi en büyük engeli teşkil eder! Kendini kendi saçından çekerek bataklıktan kurtarmaya çalışmağa benzer. Çoğu Hint geleneklere göre aydınlanma sadece İlahi bir lütuf olarak elde edilebilir. Bu durumda, lütuf, beyindeki nörobiyolojik değişimin neticesidir.
Bu nörobiyolojik değişim nasıl oluşuyor?
Beynin yapı ve fizyolojisini tekrar inşa etmek üzere Bhagavan ve Amma tarafından programlanan Oneness Blessing olarak bilinen bir enerji transferi vasıtasıyla gerçekleşiyor. Bu süreç tamamlandığında kişi devamlı aydınlanmış bir halde bulunur. Bu muhakkak mistik bir hal değildir, sadece insan zihninin sınırlayan filtresi ve koşullanmaları olmaksızın, olanı olduğu gibi yaşanan bir durumdur.
Aydınlanırsam şimdiki hayat stilimi terk etmem gerekir mi?
Sadece istiyorsan. Herhangi bir yerde, mağaraya çekilip bitkisel hayata geçmen gerekmez; sadece böyle yaşamaktan hoşlanırsan bunu yap! Bhagavan aydınlanma çok doğal bir durum olduğunu ve hayatı her yönden daha fonksiyonel, neşeli, sevgi dolu ve etkili kıldığını vurguluyor.
Golden City (“Altın Şehir”)’e gidebilmem için dinimi değiştirmek zorunda mıyım?
Spiritüellik gibi aydınlanma da din ile alakalı bir şey değildir. Salt nörobiyolojik bir fenomendir. Hangi din veya spiritüel gelenek ile ilgilenirsen fark etmez, bir kez aydınlandığında yolunu aydınlatan ışık senin kendi içsel kaynağından gelir, ve yeniden içindeki Öz ile bağlantı sağlar.
Aydınlanmak ne kadar zaman alır?
Birçok faktöre bağlı, örneğin çakra ve enerji kanalların durumu, çocukluktan gelen şartlanma, korkular, değişime karşı gösterilen direnç, Tanrı kavramı ve karma. Bazı kişi sadece bir Oneness Blessing ile aydınlandı, başka insanlar çok daha uzun bir süreye ihtiyaç duydu. Bhagavan’a göre, bir bedene sahip olduğu sürece, herkes kesinlikli aydınlanacak.
Vefat etmiş kişiler için ne söyleyebilirsiniz?
Bhagavan’a göre, toplu aydınlanma gerçekleştiğinde, onlar da aydınlanacak.
Birçoğumuz sayısız yaşamlar boyunca çırpındık, ona rağmen aydınlanmaya bir milim daha yaklaşamadık; bu kadar kısa bir sürede aydınlanabileceğimizden nasıl emin olabilirsiniz?
O kadar kısa değildir ki. İnsanlık bu yolda uzun zamandan beri ilerliyor. Şimdi Altın Çağ’a giriş yaptık ve daha önce mevcut olmayan yeni enerjiler insanlığın hizmetine sunuldu. Bhagavan’a göre Sadhana görevimizi zaten yerine getirdik. Bu yolculuğu örnek insan olarak bitirme zamanı geldi.
Aydınlanma spiritüel yolculuğumuzun son durağı mı? Bundan sonra ne olacak?
Hayır, bir geçiş kapısından geçip yeni bir dünyaya ayak basmağa benzer. Ancak bu yolculuk sonsuzdur, henüz başlıyor.
Aydınlanmış olduğumu nasıl anlarım?
Aydınlanmaya çalışmaktan vazgeçtiğin zaman, artık aydınlandığını bilirsin. Istırap aslında realiteyi olduğu gibi kabul etmemektir. Aydınlandığında artık asla değişim, inkâr, müdafaa veya kendi realite deneyimine tapınma arayışında olmazsın. Doğal olarak anda olursun ve onu olduğu gibi kabul edersin.
Aydınlanma nasıl bir görünüme sahip?
Bhagavan aydınlanmayı tarif ederken, zihnin duvarına bir delik açmaktan söz eder. Bazı insan diğerlerinden daha uzun bir süreye ihtiyaç duyar. Bazıları için ilk önce ufak bir çatlak oluşur, bir diğeri için aniden bütün duvar çöker. Ne şekilde olursa olsun, bir kez duvardaki deliği fark ettin mi, delikten öbür tarafa adımını atıp gerçeği farklı algılayacaksın. Sezgilerimiz keskinleşir. Mistik gerçekler günlük hayatımızın alışılmış gerçeklerle iç içe geçerler. Eğer bizi evrenden ayrı tutan ayrılık duygusunu aşmayı başarabilirsek, bütün kâinat bizim içimizden, bizim vasıtamızla akar. Fakat bunu doğrudan deneyimlemek gerek!
Aydınlanınca mucizeler yaratabilecek miyim?
İnsan zihninin komik şartlanmalarından kurtulunca hayat büsbütün bir mucize oluverir. Sizin mucize dediğiniz şeyler, hayatın doğal deneyimleri oluyor.
Aydınlanınca her zamanki işlerimi yapabilecek miyim?
Dünyadan koparılmazsınız. Hayatınızı yaşamaya devam eder, işinizi yapar ve ilişkilerinizi yürütürsünüz. Gitgide anda olmaya başaracaksınız ve o zaman her sıradan deneyim olağanüstü bir deneyime dönüşecektir.
Aydınlanınca ilişkilerim değişecek mi? Nasıl değişecek?
Sevgi sandığınız şey sadece nevrotik Ben’in hayatta kalma ihtiyacından ibaret olduğu keşfedeceksiniz. Bütün ilişkilerinizde koşulsuz sevgi ve sonsuz sevinci yaşamaya başlayacaksınız, kendinizle olan ilişkiniz de buna dâhil!
Toplu olarak aydınlanmak gerçekten mümkün müdür, yoksa sadece hüsnükuruntu mu?
Toplu halde aydınlanmak düşüncesi doğa yasalardan kaynaklanıyor. İsmi “yüzüncü maymun fenomeni” veya “domino etkisi” olsun fark etmez, bu fikre göre “kritik kütle” dediğimiz belirli bir sayıda (oranda) insanlar daha yüksek bir bilinç seviyesine ulaşınca, toplum bilincin seviyesi kendiliğinden rezonansa giriyor.
Morfogenetik alan nedir?
Belirli bir türün ortak bilinç alanını adlandırmak için “morfogenetik alan” terimi biyolog Rupert Sheldrake tarafından ortaya atıldı. Herhangi bir türe ait ne kadar çok üye aynı özel davranışı sergilerse, veya aynı farkındalık seviyesinde titreşirse, o türün diğer üyeler için aynı davranışı sergilemek ya da aynı bilinç seviyesine hizalanmak o kadar kolaylaşır.
Aydınlandığım zaman başkalara şifa verebilir miyim?
Aydınlanınca çakra sistemi ve enerji kanallarının aktif hale gelmesi sıkça rastlanan bir durum. Onun neticesinde fiziksel bedeni ve geçmişten gelen duygusal kalıpları şifalandırma kapasitesi aktif hale geliyor. Tanrı bilincine ulaşınca şifa gücü daha da artıyor.
Sizce aydınlanınca hayattaki eşzamanlılık deneyimleri artıyor mu?
Aydınlandığınız andan itibaren hayatınızı artık sınırlı yaşam ve realite algılarınıza göre yürütmeye çalışmazsınız. Bütün kâinat adeta sizin vasıtanızla, sizin içinizden hareket ettiği hissine kapılıyorsunuz. Eşzamanlılık hayatınızın bir parçası oluyor, sanki fırsatları hiç efor sarf etmeden yakalıyorsunuz, ve böylece hayatınızı içten ve kolayca yaşarsınız.
Genelde aydınlanma bir uzak-doğu (şark) konsepti olarak algılanır; Tanrı ile bütünleşmek aynı şey mi?
Farkı vurguda gizli. Tanrı bilincine ulaşmadan da, aydınlanmak mümkün. Aynı zaman aydınlanmadan Tanrı bilincine ulaşabilirsiniz. Ancak her ikisi birlikte gerçekleştiğinde, gerçekten İlahi Bilincin kutsallığı, gücü ve ihtişamı yaptığınız ve olduğunuz her şey ile etrafınıza yayarsınız.
Amma ile Bhagavan hep Avatar olarak anılıyor; Avatar nedir?
Bir Avatar İlahi Bilincin enkarne olmuş temsilcisi; farklı amaçlarla birçok şekilde insanlığın tekamülü hızlandırabilir. Şu anda, Altın Çağa girmek üzereyken, süregelen ikili bilinç düzeyimizi aşmaya hazırlanıyoruz. Amma ve Bhagavan’ın özel misyonu, insanlığa bu yolda ilerlerken destek vermektir.
Birlik Üniversitesinde sunulan süreç sırasında neler oluyor?
Oldukça güçlü, “samskara shuddhi” dediğimiz bir özeleştiri dönemine giriliyor. Bu süreçte kendini derin, karanlık ve çirkin yönlerin de dâhil olmak üzere, her yönden gözden geçirme fırsatı veriliyor; Duygusal konular, olumsuz kalıplar ve çocuklukta edinilen şartlanmaları farkına varıp temizliyorsunuz ve çok uzun zamandan beri çektiğiniz ıstırabına neden olan bütün idefiksleri geride bırakıyorsunuz. Ondan sonra bir boşaltım sürecine geçip egoyu fark etmeye başlıyorsunuz ve ondan özgürleşiyorsunuz.
Daha önce de aydınlanma halleri yaşadım. Onu o kadar farklı kılan şey ne?
Belki de bazı yönleriyle o kadar farklı değildir. Aydınlanmanın morfogenetik alanı gezegenimize yayılıyor ve bu halleri hiç yaşamamış insanlar dünyanın her yerinde doğal olarak deneyimlemeye başlıyor. Ancak Oneness Blessing alan çoğu kişi yalnızca ara sıra zirve halleri deneyimlemek yerine, beyindeki nörobiyolojik değişimden kaynaklanan kalıcı aydınlanmış bir hal alır.
Hep duyduğumuz “ruhun karanlık yanı” nedir? Kulağa biraz ürkütücü geliyor.
Beden daha fazla ışıkla dolunca, duygusal ve biyolojik bir reaksiyon tetiklenir. Eski sınırlar, bedensel tıkanmalar ve duygusal kalıplar serbest bırakılmak üzere yüzeye çıkar. Işığın daha derine inebilmesine hazırlık olarak “ruhun karanlık gecesi” kişisel bilinçaltının temizlenmesini temsil eder ve genellikli üstatlığın kaçınılmaz şartı olarak değerlendirilir. İsa Peygamber büyük misyonuna başlamadan evvel “ruhun karanlık gecesi”ni çölde “Şeytan ile boğuşurken” yaşadı. Buddha aydınlanma sürecinde, “Mara’nın günaha teşviki” ile savaşırken de bunu yaşadı. Sadece ölümden korktuğumuz sürece ürkütücüdür. Artık ölebilecek bir BEN kalmadığı anlaşılınca yeni bir gün doğabilir.
Şimdi Tanrısal varlıkların bedene inmesinden söz ediyorsunuz. Aydınlanmak ile ne ilgisi var? Bu “kanal olmak” ile aynı şey midir?
Bu İlahi İnisiyasyon süreci burada, Altın Şehirde, tanrısallaşma yoluna giriş olarak sunuluyor. Bu aydınlanma ile aynı şey degildir. Aydınlanmak, içinizdeki “ben”- hissini boşaltmaktır. İlahi İnisiyasyon İsa, Maitreya, Kalki veya Mehdi gibi ermiş kişiliklere araç olabilme sürecidir. Dünyaya hizmet etme isteğiniz ve buna niyetiniz çoğaldıkça içinizdeki İlahi Mevcudiyet aynı oranda ve kademeli olarak çoğalacaktır. Bu İlahi İnisiyasyon, henüz ayrı olduğunuz tanrısal varlıklara bir çeşit kanallaşma olarak başlayabilir, ancak gerçekte, zamanla bu esas enerjilerin fiziksel tezahürü olmaya başlıyorsunuz. Belki bunun en bilinen örneği, İsa’nın Yahya tarafından vaftiz edilip, “Kutsal Ruh”un İlahi İnisiyasonu bir güvercin şeklinde alması; o andan itibaren İsa, Mesih olmuştu.
Bu “inisiyasyon “ bir tür çarpılma olmadığından nasıl emin olabilirim?
Çarpılma, genellikli kişinin hayat, iş ve ilişki deneyimlerine zarar veren, istenmeyen ve çağırılmayan bir çeşit enerji işgalidir. İnisiyasyon özgür iradeyle seçilmiş bir süreçtir. İnsanlığa hizmet etme arzunuzun ifadesi olarak özünüz tanrısallığın en yüksek yönleriyle birleşiyor. İnsanoğlunun çoklu kudreti kendini göstererek kişinin hayatında daha önce görülmemiş derecede parlak ve güçlü bir potansiyel açığa çıkabilir.
2012 yılında toplu aydınlama gerçekleşecek diyorsunuz. Maya takvimiyle bir ilgisi var mi?
Maya takviminde 2012 senesi çizgisel zamanın sona erdiği zaman olarak referans gösteriliyor. Bütün Yaradılış için yeni bir deneyim süresi başlıyor. Hindular da bu zaman diliminden yaklaşmakta olan Altın Çağ’a geçişimizde kritik bir an olarak bahsediyor. Bu iki öğreti tesadüf edip, bu dönemde bütün dünyada aynı anda kendi çevresinde heyecan veren yeni olaylar yaşayan birçok insanın görüşü ile bir paralel çiziyor.
Aydınlanma sürecinde karmanın rolü var mi? Aydınlanınca karma ne oluyor?
Kişisel karmanız kesinlikli kapı aralığını gösteren bir faktör. Fakat aydınlanmanın eşiğinde iken ancak İlahi takdirle kapı aralığından içeriye geçiş yapabileceksiniz. Ayrıca egodan kurtulduğunuz anda, karmadan da özgürleşiyorsunuz. Bunun yanında “milli karma” veya “insanlık karması” bir derece etkin kalıyor, ama ego ile birlikte “kişisel karma” yok oluyor.
Hindistan'da veya ülkemizde sunulan arınma ve aydınlanma süreçlerine katıldığım vakit aydınlanmayı garantiliyor muyum?
Beklentilerinizi bir kenara bırakın. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, efor sarf ederek aydınlanma elde edilemez. Sizin için zaman geldiğinde bu armağan size verilecektir, karşı koyabileceğinizi sanıyorsanız bile! Yapabileceğiniz tek şey, yüreğinizi açıp bu deneyime “evet” demektir. Oneness Blessing geri kalanını yapsın. Evren kusursuz bir zamanlama ile karşılık verecektir!













