Â
DEEKSHA UYGULAYICISI OLMAK BANA NE KAZANDIRABİLİR'Kİ..
"Deeksha uygulayıcısı olmak bana ne kazandırabilir ki" birçok eğitim de aldım ve alabildiğimce de yol alıyorum. ''Deeksha Uygulayıcı olmamda pek şart değil... Bunlar içsel kendimi avuttuğum düşüncelerimdi...
Tuba hoca bana Hindistan'daki ONENESS EXPERIENCE "BİRLİK DENEYİMİ" çalışmalarını coşkuyla anlatırken onu ilgiyle dinliyordum. Zihnimim bir köşesi evet bizde bu çalışmaları yapıyoruz, bende Deeksaha eğitimlerini almadan zaten uyguluyorum, hepsi bir birinin aynısı. Deeksha çalışmalarına katılırım, ama uygulayıcı olmam pek gerekmiyor. Hindistan'a gidip en az 15 gün kalmalısın!!
Tuba hoca tek tek çalışmalarını anlatırken özellikle üstünde durduğu anne, baba ilişkisiydi. Bu açılımı yaşamak nerdeyse bütün hayatını etkiliyor diyor; bir yandan da çalışma sırasında bütün duyguları yaşadığını, bu güne kadar görmediği bilinçaltının bir köşesinde kalmış olan anne babasına kırgınlığını, blokajını anlatıyor ve bu heyecanını bana yansıtıyordu. Ağladım, Güner hüngür hüngür ağladım, kendime inanamadım...tamam işte bizim çalışmalarımızda da aynı deneyimler yaşanıyor, bazen de kişiler ağlıyor..Hindistan gitmeye gerek yok hepsini burada yaşıyoruz ( zihnimden geçen konuşmalardı ). Zihnim durmuyor kendimce egom beni yönlendiriyordu. İçsel sessiz konuşmalarım susmuyordu, tuba hoca günlerce süren sessizlik orucu tutup, devamlı meditasyon yaptı, ruhsal ve bedensel arınmalar tabi yoğun duygusallık olur... Bir yanımda ne güzel bende gidebilsem ne güzel olur... ''ama nasıl?''
Yıllardır bu çalışmaların içindeyim ve bedensel ve ruhsal birçok değişimler yaşadım. Son bir yıldır her gün, her dk. değişim geçiyorum.Yaşamı çok farklı algılıyor, yavaş yavaş çizginin diğer tarafına geçmenin mutluluğunu bedenimde ve ruhumda hissediyordum.Yaşadığım bütün beni üzen veya kendimi yargıladığım her şey kalbimden ruhumdan kuş olup uçuyor ve ben o deneyimi mi özgür bırakabildiğim için hafifliğini yaşam mutluluğumda yaşıyordum. Artık biliyorum zor bir deneyim yaşasak da yaşatsak da bizim ve karşımızdaki kişilerin olması ve öğrenmesi için kurgulanmıştı. Kime neye neden kızayım... İnsan oynadığı oyuna kızarsa üzülürse veya aynı oyunda gözlemci olmazsa, içsel mutluluk da zorlanabilir...
2 günlük eğitim devam ediyor sıra blokajların çözümüne geldi...Anne ve babamla ilgili blokajım annem beni özgür bırakmadı (artık her şeyin benden kaynaklandığını çok iyi biliyorum..:) Babam çok eşlilik yaşıyordu ve bende blokaj oluşturmuştu.Babamı anladığımı düşünüyor ve tüm kalbimle affediyorum.Herkesin bir karması var babacımda çok eşli programla gelmiş,ben onu anlamazsam, başka kim anlar..:)
Sizlerde biliyorsunuz her ne kadar teoride kabul etsek de, deneyimi tam içselleştirmediysek fiziksel bedenimizde veya yaşantımızda aynı olaylar, rahatsızlıklar tekerrür edebilir. Baba ile ilgili blokajımın çok az olduğunu biliyor, belkide küçücük bir halkanın beni tuttuğunu zinciri kırdığım anda bu blokajı da özgür bırakıp uçacağım biliyordum.
Biliyorum da sorunu bildiğim halde neden tam bitmiyor ve geçemiyordum...neden..neden..neden???
Allah'ım yönlendir beni yardım istiyorum. Kısa bir süre sonra sistem çalışmaya başladı... Tuba hoca beni aradı artık Türkiye de deksha uygulayıcı eğitimi verdiğini İzmir'de eğitim vereceğini ve istersem benimde katılabileceğimi söyledi. Her şey önüme sunulmuştu bir hediye gibi, bende deeksha uygulayıcı kursuna katıldım...Her gittiğim eğitime sıfır beyinle katılırım, sanki hiç bir şey bilmiyormuş gibi,her şeyi son noktasına kadar büyük ilgiyle dinlerim..Verilen bilgiler çoğunlukla bu güne kadar anlatılan ve ya öğrendiğimiz bilgiler... Olsun yine de aralarında farklı bakış açıları var güzel, gittikçe dikkatimi çekiyor ve gittikçe yoğunlaşıyordum, aralarda deeksha uygulanıyor ve trans durumunda bağlantıya geçiliyordu..
İlk anneyle ilgili bağlantı yapıldı... Hah ha annem harika mükemmel bir kadın, keşke onun gibi anne olabilsem hiç bir sorun yok...Babayla bağlantı ya girildi küçük Güner 5 yaşında, babası karşısında kocamaaan... Güner küçücük, babasına bakıyor bir anda fark ettim ki Güner babasına çok eşli olduğu için hiç kızmıyor, çok eşlilik 5 yaşındaki çocuğu hiç ilgilendirmiyor, anlamıyor onun derdi, kırgınlığı babasının ona sarılmaması kucağına alıp sıkı sarılıp sevmemesi. Güner büyüyor hala babası sarılmıyor, küçük Güner ağlıyor ve kendi ifadesiyle; baba neden bana sarılmıyorsun, neden beni sevmiyorsun, güzel kızım demiyorsun... (benim bu konuda kırgınlığım olduğunu hiçbir zaman düşünmedim.. annem kocaman sevgisiyle sevgi ihtiyacımızı gidermişti)
BABA BENİ SEV, KOCAMAN SARIL, BENİ HERŞEYDEN KORU, BABACIM SENİ SEVGİNİ HİSSETMEK İSTİYORUM...
Küçük Güner ağlıyor, ben ağlıyorum gözyaşlarım sel gibi o küçücük kızın acısını kırgınlığını içimde hissediyorum. Annem beliriyor, annesine kırgın (bense bugünkü düşüncelerimde blokajım olmadığını düşünüp ve gerçekten annemi çoook seviyorum) Annesinin babasını kötülemesi, kızması küçük Güneri çok üzüyor. Güner babasını sevmek istiyor.. Anne söyleme duymak istemiyorum, küçük kız anlamıyor annesinin söylediklerini,çok eşli ne demek??? Küçük Güner'in tek istediği sadece babasına kızılmasın, öfkelenmesin. Babasını kocaman görüp, güvenip sevmek istiyor...
Evet daha sonra çözülmeler ve eğitim vs vs devam ediyor .. Güzel bir deneyimdi, bilinçaltındaki, merkezdeki asıl sorunu görebilmiştik... Şükür, şimdi son halka zinciri koparabiliriz ve blokajı özgür bırakabiliriz. Oldu da ben blokajımı farklı bir pencereden gördüğüm gibi düşüncelerim yumuşamış babamı ve anneme karşı daha büyük sevgi oluşmuş ve içsel huzura bir adım daha atmıştım.. En güzeli de tekerrür bitmiş, yaşamımda vücut bulmuştu. Blokajımızın çözüldüğünü nasıl anlarız. Yaşamınızda aynı deneyimlerle tekrar etmiyorsa artık bitmiştir..
İşte arkadaşlar 2 günde sadece deeksha uygulayıcı sı olmuyorsunuz.. Teorik bilgiler enerji çalışması ve uygulamalarla size belki bu güne kadar tutsak etmiş bilinçaltı sorunuzdan arındırıyor... Güzel, denemeye değer... Unutmayın zihin özgürlüğü iç huzuru getirir...
Yolunuz sevgi ve ışık olsun...
Güner Sandima / izmir
6 Haziran 2010

Â
Â
Merhaba Tuba Bey,
Ben 09-10 Ocak tarihlerinde İzmir'de sizden birlik deneyimi eğitimine katıldım ve inisiye içinde sabırsızlıkla 19 Şubatı bekliyorum. Şunu belirtmek isterim ki ilk Kipa'da deeksha enerji aktarımında hayatımda başlayan değişiklikler den sonra bu eğitimin arkasından hepsi sırayla sanki şimdiye kadar kilitli bekliyorlarmış da sizin dokunuşunuzla o kilitler teker teker açıldı. Sizinde dediğiniz gibi sihirli dokunuşlar. Tek tek o güzel ihtişamıyla her şey biranda değişti ve o altın kartal misali göklerde uçuyorum.Size çooookkkk teşekkür ediyorum, tabi Birlik Üniversite sinede.Evet şimdi inisiye olduktan sonrada eğer benimde insanlığa ve herkese bir faydam olacaksa seve seve canı gönülden buna hazırım.Bu mutluluğu herkesin yaşamasını aslında bu kadar kargaşalığı kendimizin yaptığını sadece bir dokunuşla her şeyin nasıl değişebileceğini hem göstermek,hem yaşatmak ve anlatmak için sabırsızlanıyorum.........
Bu minnet duygularımı kelimelerle anlat samda sanki sönük kalıyor bunu anlamak için yaşamak gerek zaten sizde bunu çok iyi anladınız.
Sevgiler ve saygılar,
Serpil Erdem / İzmir
18 Ocak 2010

Â
Â
Merhaba,
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki bu maili de aşağıdaki formatta yazamayacağım keza onu yazarken bile zorlanmıştım. Her ne kadar seni size çevirecek bir hukuk elde edememiş olsak da geçen hafta sonu bana vermiş olduğun hediyeden ve yürekten yüreğe akan sevginin "ben"i "biz"e çeviren yapısından dolayı izninle hitap şeklini değiştiriyorum. Şifa seansları sonrasında seansı alan kişinin neler deneyimlediğinin nasıl bir merak olduğunu bildiğim ayrıca bu tür tecrübeleri paylaşacak kimse bilmediğimden dolayı geçirdiğim bir haftadan biraz bahsetmek istiyorum.
Öncelikle hem sana hem ilahi olana nasıl teşekkür edilebilirse öyle teşekkür ediyorum. hafta sonu da bahsettiğim gibi uzun bir süredir yoğun bir şekilde kendimi tanımak, çözmek, bilmek -artık her nasıl tanımlanırsa hepsi birden- için çalışıyordum. bu süreç içinde önemli yol kat etmiş olmakla birlikte farkındalığı, anda kalmayı, hayatın akışına teslim olmayı, zaman zaman deneyimlemekle birlikte hiç birinde tam bir kalıcılık ve süreklilik sağlayamıyordum. ve bu yüzden tırmanıp tırmanıp elim ayağım kayıyor ve ben tekrar gerisin geri yuvarlanıyordum. Asla vazgeçmedim. Her seferinde amaca tekrar konsantre olup tekrar ayağa kalkıp tırmanmaya başladım. Tüm bu yıllar içinde kâh ilahi olanın muhteşem bütünlüğü ve dinginliği içinde öylece süzüldüm, kâh öfke, kızgınlık ve acı duyguları içinde kıvrandım. "Allah'ım bu ne yaman çelişki bir huzur artık" diye insan bedeni ve algıları içine hapsedilmiş olmaktan dolayı incinmiş, hem bu hayatta senin kontrolün dışında sana yapılanlardan dolayı, hem geçmiş yaşamlarının yükünden dolayı "bu ne büyük haksızlık" diye inleye inleye, düşe kalka yürüdüm. Ama yürüdüm. Zaman zaman "sanırım başaramayacağım" desem de çoğu zaman olacak, olmalı, bunu için buradayım dedim.
Bu uzun girizgâhtan sonra şimdiye gelirsek, Cumartesi akşamı toplantıdan ayrıldıktan sonra aldığım notlardan bir bölüm aktarmak istiyorum:
".... bir süredir insanları okuyorum, tam ne zaman neden sonra oldu bilemiyorum ama onlara baktığımda hele bir de iki çift laf edersem onlarla ilgili bilgi gelmeye başlıyor. bu öyle aura renklerini görme ya da vizyon alma gibi değil. gerçi zaman zaman vizyon geldiği de oluyor ama genel olarak okuma diye tabir edebileceğim onlarla ilgili bana fikir veren bir bilgi akışı oluyor. Bugün seminerde çıktıktan sonra elimde pek de bir şey olmadığını düşünüyordum. Otele geldim, çantamı bıraktım ve istiklal caddesinde yürüyüşe çıktım. Normalde kalabalık beni çok rahatsız ederdi, hele "halk" diye tabir edilen kalabalık. (kibirli budala yanım). Akşam insan selinin ortasında onlarla birlikte yürürken pek de rahatsız olmadığımı fark ettim. Daha önce ben ve tüm diğerleri varken şimdi pek de öyle değil gibiydi. Rahatsız değildim. Öyleydi işte, herkes idik. Sonra bir otelin restoranında camın kenarına oturdum. Dışarıdan geçenlere bakarken her şey ağır çekimde gibiydi. Hatta ben bile ağır çekimde gibiydim. Yaklaşık bir saatte bir tabak çorbayı anca içebildim. Dışarıda yağmur yağıyordu. O bile ağır çekimde gibiydi. Yağmıyor dans ediyordu sanki yağmıyor oluyordu, yağmur sadece yağmur gibiydi ne ise o, ifadesi çok güç. İnsanlar geçiyordu çeşit çeşit. O kısacık geçişlerinde bile onlardan bana bir bilgi akıyordu. Kelimelere dökmem zor olabilir, paket gibi, ama o kalabalık içinde bile her biri bilgisini veriyordu. Bunu da tanımlamak çok güç. Fakat bu sefer farklı bir şey vardı. Eskiden onları ayrı ayrı kitaplar gibi algılarken şimdi aynı kitabın sayfaları gibi okuyordum, algılıyordum. ve her birine tek tek sevgi ve şefkat duyduğumu hissettim. Bu öyle sevgi böceği tipler gibi fışkırık bir durum değildi. çok yoğun bile değildi belki ama derinlikliydi ve daha önce hiç duyumsamadığım bir yapıdaydı. İddialı kelimeleri kolay kolay kullanmam. Kelimeleri kitap kelimesi hallerindeyken kullanmamaya özen gösteririm. Kelimeler içlerinde sahip oldukları bilgi ve enerji yüklü olarak kullanıldıklarında anlamlıdır ve öyle olmaması durumu çok rahat hissedilir. Bu yüzden özellikle iddialı, anlamlı, özel kelimeleri kullanmak ayrı bir özen gerektirir. Ve ben şimdi hepsine ayrı ayrı sevgi ve şefkat duydum diyebiliyorum çünkü öyleydi. Ve evet, fark ettim ki ayrı ayrı kitaplar değildik tek bir kitabın sayfalarıydık. Ben dâhil. Hepimiz tek bir kitabın sayfalarıyız. Birlik bilinci bu olsa gerek, onu deneyimlemek böyle bir şey olsa gerek."
Ve ertesi gün benim için muhteşemdi. Artık şu kelimeleri kullanabilirim: " yüreğim çiçek açtı ve elimde de açmış bir çiçek vardı." ve o andan beri onu kaybetmedim. Hani devamlılık sağlayamıyordum dedim ya artık içimdeki sevgi ve şefkat duygusu ve o yumuşacık dinginlik hep benimle. yüreğim öyle doluyor ve genişliyor ki.. Neredeyse fiziksel olarak orada... Benim için büyük sınav olan kişilere harika şifa seansları yaptım. uzun ve derin meditasyon hallerinden güçlükle çıkarak gündelik işlere dönüyorum ve ne zaman istesem tekrar bu bilince bağlanarak içimde parlayan ışığı ve açmış olan çiçeğin yapraklarını hissedebiliyorum. Yine zorlandığım ilişkilerim olan insanlara kızıp öfkelenmek yerine bu duygunun oluşacağını fark ettiğim anda fark etmemle birlikte yok oluşlarına şahit oluyorum. Bunlar benim çok iddialı olarak tanımladığım tanımlamalardı ama artık rahatlıkla kullanabildiğimi fark ediyorum. Bir şey itiraf edeyim mi? bunu beklemiyordum.
Daha da anlatırım ama sanırım hâlihazırda uzun oldu. Dediğim gibi, nasıl teşekkür edilir bilemiyorum ama beni buraya getiren tüm yaşantılarıma, tecrübelerime, evrene, rehberlere, meleklere, ilahi olana ve sana yürekten, çiçeklenmiş yürekten teşekkür ediyorum. Ve hevesle sürecin devamını yaşamayı bekliyorum. Çünkü denildiği gibi yeni başladığını hissediyorum. teşekkür ediyorum.... tüm varlığımı kaplayan bu huzur ve dinginlik için ve daha fazlası için..... teşekkür ediyorum..... Başka ne yapılır bilemiyorum.
Yürekten sevgilerimle...
Esin Kırcı / Bursa
3 Ocak 2010

Â













